Âb-ı Kevser ummânıdır rahmeten lil âlemin!
Kitaba ve sünnete ters düşen ahval ve akvâli tasvib ve tensib etmem!
Tâ ezelden âşinâyız biz bize / Biz size müştakız, siz bize!
Bu kevn ü fesad âleminde zuhûrunun şiddetinden gâib olan Allah’ın âsârının zâhiri
halk, bâtını Hakk’dır.
Allah, zâtıyla mevcud, sıfatlarıyla muhit, esmâsıyla mâlum, ef’âliyle zâhir, âsârıyla meşhûddur!
Cenâb-ı Hakk, kudret ve azametiyle sıfat, esmâ, ef’âl ve âsâr tecellîleriyle, tenezzül mertebelerinde Cenâb-ı halk şânında zuhûr eyledi ve insanı arzda kendine halîfe kıldı. (Bakara 2/30)
Cenab, yan yön
Hakk, kayıtsız mutlak doğru
Mutlak, kayıtsız, şartsız, bağımsız
Halk, kayıtlı, şartlı, mukayyet, izâfî varlık. Zıll ü hayâl!
Ahsen-i takvim’de yaradılan esfel-i sâfilin’e indirilen insanda zuhûr eden isyan ve nisyan ahvâli, ilim ve irfanla çözülür! Ve neticede: Sana isyan yok / Buna imkân yok! denilir.
Bu ilim ve irfan ikliminde: “Biz kimseye kin tutmazız / Ağyar dahi dosttur bize” velâyetine vâsıl olunur.
“Sür çıkar ağyarı dilden tâ tecelli ede Hakk / Padişah saraya konmaz hâne ma’mur olmadan!”
Böylesine bir ma’murluğa can atanlar için:
“Şeriat, tarikat yoldur varana / Hakîkat mârifet andan içeru!” denir; yol yöntem verilir.
Yâ Selâm!
Mustafa Özdamar
22 Nisan 2021



