KENDİNE BAK KENDİNE

Uzun ince yollarda / Nazar ber kadem et / Önüne bak önüne / Önün de sonun da / Sendedir sende / Yıldızlar gönlünde parlıyor zâten!

Yere bak, göğe bak / Sağına soluna / Nere bakarsan bak / Hep kendine bak, kendine!

Neye ve kime bakarsan bak / Hepsi sende, sana bakıyor!

Yer gök, yerde gökde / Her yer, her şey / Kendi önünde / Özünde / Kendi özünde / Yıldızlar gönlünde zinde!

Özüne bak özüne / Evvelin de âhirin de / İnan kendine / Kendi özünde!

Nazar ber kadem et / Halvet der encümen / Özüne bak, özüne!

Başka yerde / Başka vadîlerde / Arama kendini / Kendin kendinde!

Eksi artı / Hata savab / Hepsi kendi önünde! / Nazar ber kadem yap / Önüne bak önüne!

Sakın ha sakın lutfen / sırtını dönme kendine!

***

Aynı bağlamda şunları söylüyor, Kütahyalı Sun’ullah Gaybî:

Âşık özün bilmeğe / Kendine gel kendine / Hakk’ı ıyân görmeye / Kendine gel kendine!

Hakk’a giden doğru yol / Senden gider sana ol / Sa’yet seni sende bul / Kendine gel kendine!

Her ne varsa âlemde / O rengi bul âdemde / Bul seni sen bu demde / Kendine gel kendine!

 

Yer sende gök sende, her ne varsa âlemde, îman et ki hep, sendelik bahsinde, Şeyh Gâlip de diyor ki:

Sendedir mahzen-i esrâr-ı muhabbet sende / Sendedir mâden-i envâr-ı fütûvvet sende!

Gizli gizli dahî vardır nice hâlet sende / Mârifet sende, hüner sende, hakîkat sende!

Nazar etsen yer ve gök dûzâh ve cennet sende / Arşu kürsî vü melek, sendedir elbet sende!

Hoşcâ bak zâtına kim, zûbde-i âlemsin sen / Merdûm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen!

 

Yâ Selâm!

Mustafa Özdamar

8 Nisan 2021

www.idefix.comdan SATIN AL

www.dr.com.trden SATIN AL

www.kitapyurdu.comdan SATIN AL

www.kirkkandil.com 

NEGATİF MÜSLİM ATEİST

Hiç illâllah demeyen var mı ömründe? Sanmıyorum! Allah’ın sıfatı olan hayatın sosyal siyasâl ve ekonomik akışı içerisinde, hiç, illâllah be yâhu demeyen var mı? Kendince kızıp köpürerek, kendince taşıp dökülerek, illâllah be yâhu dedikten sonra da, hemen ardından, fesübhânallah çekmeyen var mı? Çok sevindiği zaman, Allaaaah Allah diye coşmayan var mı? Ya da bir hayret ânında: Hay Allah demeyen var mı? Bir güzel kabûl / hüsn-i kabûl ânında eyvallah etmeyen var mı? Hiiiç, sanmıyorum, hiç!

Allah Allah, celâllah! Lâilahe illâllah, Muhammed Resûlullah!

İnansın inanmasın, kendisini istediği kadar ateist mateist sansın, kendisini kendince ne sayarsa saysın; herkesin ve her kesimin potansiyelinde var olan gizemli ve kaçınılmaz bir gerçeklik bu! Varlığın mayası muhabbet; muhabbetin mayası Muhammed! Aleyhissalâtü ve’s selâââm!

Varlığın, var oluşun, bâtından zâhire zuhûrun/içten dışa çıkışın, kapısı tapusu, kaynağı ve kaymağı, adı güzel tadı güzel, Habîbullah Muhammed! Sallallahu aleyhi vesellem!

Allahu nûr’us semâvati ve’l arz! Allah, göklerin ve yerin nûrudur! Nûr, evrenin ve devrânın çözümsüz gizem dekorlarında dönüp dolaşan şeylere vücud veren, temel ve tümel kudret!

Varlığın, var oluşun kaynağı ve kaymağı olan Nûr-i Muhammedî, bu temel ve tümel tek ve mutlak kudretin, kesret/çoğul versiyonudur! Tümelin tüzeli yâni!

Lâ’dan illâ’ya geçmekte zorlanan negatif müslümanlara kızıp köpürmeye, taşıp dökülmeye gerek yok! Vakti saati gelende, onlar öyle bir Allah Allah Allah! İllâ Allah! derler ki, sen bile diyemezsin vallah!

Cem Karaca’nın Allah Yâr serenatıyla Erkan Koray’ın Fesübhânallah tesbîhâtını sevmeyen etkilenmeyen var mı? Artıdan eksiye, negatiften pozitife bütün zıtları kendinde toplayan Allah’ın halîfesi olan insanın katlarında ve katmanlarında neler vaaar neler!..

Hiiiç örselenmemesi gereken bu mahrem mutevâyı yeterinden fazla örselersen, haydi yallah, çekerler insana!

Yâ Rahmân yâ Rahîm, yâ Hâdî yâ Selâm!

 

Mustafa Özdamar

5 Nisan 2021

www.idefix.comdan SATIN AL

www.dr.com.trden SATIN AL

www.kitapyurdu.comdan SATIN AL

www.kirkkandil.com 

ŞEFKAT RİNDİ HIKMET ANNE

Nerîman Kerîman sultan, sitem ediyor bana:

Hani, Hıkmet Anne nerde? diye soruyor!

Hıkmet Anne, öyle bir anne ki, adı üstünde hıkmet! Adı hıkmet, tadı hıkmet, hayatı ve muhtevâsı hıkmet! Hıkmet Anne, sende bende gönüllerde Neriman sultan!

Üstad Necib Fazıl’ın “mây-ı muattar” veya “mây-ı mukaddar”, ıtırlı su, yağmur damlası diye tavsîf ettiği, Hacı Cemâl Öğüt Hoca’nın nâzenin kerîmesi Hıkmet Anne!

Kadrini kıymetini bilenin bilmeyenin herkesin annesiydi Hıkmet Anne! Merdliği ve cömerdliği cilbâbı, şefkat ve muhabbet rindliği ridâsıydı Hıkmet Anne’nin. Her şeye ve herkese engin şefkat ve zengin muhabbetle muâmele ederdi. Kendine nankörlük eden, malını mülkünü ve îtibârını haince câhilce çarçur eden, istismar eden nâdan ve nobranlara bile annelik ederdi!

Hıkmet Anne şefkatinin sınırı yoktu. Yağmur gibi yağar, güneş gibi doğardı herkesin üstüne!

Hıkmet Anne’yi âhir ömründe tanıdım ben. Geç tanıdım, erken kaybettim, ama bu kısa süreçte bile çook şeyler tattım onun annelik tavrından.

Beşiktaş’daki evinde çok özel, çok güzel anlarımız oldu. Hıkmet Anne’nin evinde, Cihangir’deki evimizdeymiş gibi rahat ederdim, rahat davranırdım. Buna çok memnun olur, çok safâlanırdı. Potansiyet bir analık ve evlâdlık samîmiyetiydi bu.

HIKMET ANA diye bir kitab yazmam vâcibti belki ama, kısmet olmadı. Bu da bir hıkmet bahsi. Hıkmet-i Hüdâ! Hıkmetinden sûâl olunmaz muhtevâsı var ya!. Bu da öyle bir bahis!

“Hıkmet-i dünyâ ve mâfîhâ bilen ârif değil / Ârif oldur bilmeye dünyâ ve mâfihâ nedir!” diyen Fuzûlî, bu muhtevâyı vurguluyor olsa gerektir!

“Hıkmet kelimesi kerâmet bâbından bir gelindir! Dengini bulamazsa babasının evine döner!” diyen Dâvûd-ı Kebîr, yıllaaar önce, çok mânidâr ve gizemli bir gönderme yapmış! Hıkmet Anne, bu hıkmeti yaşamış bi şekilde hayatında kendince! Sübhânallah!

Hem kişisel bazda, hem kavramsal bazda hıkmeti anlatmak kolay değildir. Görüntünün ötesinde mahrem bir muhtevâ vardır hıkmetde!

Hıkmet Anne, Hıkmet Anne! Seni unutmadım anne! Seni anlatmak çok zor be anne! Seni unutan kendini unutur annem, Hıkmet Annem!

Mây-ı muattar Hıkmet Öğüt Anne Edirnekapı Şehitliğinde medfundur. Üç İhlas bir Fâtiha rûhuna! Yâ Selâm!

Mustafa Özdamar

1 Nisan 2021

www.idefix.comdan SATIN AL

www.dr.com.trden SATIN AL

www.kitapyurdu.comdan SATIN AL

www.kirkkandil.com 

ŞER VE BEŞER

Şer ve beşer! Beşer kelimesinin ikinci hecesi, şer!.. Bu tür karanlık ve kapalı konularda, rastgele esip savurmak, çok netâmeli ve beter mi, beter!

“Ya hayır söyle, ya sus!..” buyuruyor Şâhırısâlet Habîb-i Hüdâ! sallallah! Bu çoook ince bir îkaz, inzâr, uyarı! “Hayrul umûr evsâtühâ! Her şeyin hayırlısı ortası!” diye ekliyor.

“Sükûtun heybetini ucuz lâf pazarlarında harcama!” diyor Şahıvelâyet Ali! Kerremallah!

Allah’ın sıfatı olan hayatın akışı içerisinde zuhûr eden, sosyal siyâsal ve ekonomik sekteler bağlamında, pür fanatik yandaşlık, lehtelik de matah bir şey değil; pür kronik sadist aleyhtelik de makbul ve matah bir şey değildir! Buna rağmen, genelde hep uçlarda gezinmek, beşer kelimesinin ikinci hecesinde haraç mezat müzâyede cazgırlığı etmek, “zalûm ve cehûl’’ insanın hoşuna gidiyor olsa gerek! Çok içten bir samimiyetle itiraf etmeliyiz ki, genelde hepimiz böyleyiz, inanın. Emin olun böyleyiz!

Şer şer şer! Bu ne hâlet beşer? Fazla şirnedin be şer! Zamîrindeki hayrı çıkar artık ortaya! Bencillikte esip savurma! Âdem’in çocuklarını, torunlarını, torlaklarını karanlıkta kavurma! Yeter artık yeter, el insâf ve’l insâf beşer! derken bile, kendi cehâletimizin dipsiz karanlık kuyularında yırtınıyoruz da, bunun bile farkına varamıyoruz, inanın!

İster inanın, ister inanmayın, genelde herkes, hepimiz, kendilerimizi allâmeyicihân sandığımız için, habire / boyuna ahkâm kesiyoruz, yazık!

Kıbrıslı Nâzım Efendi, o tatlı özgün Anadolu şivesiyle, bu bağ ve bağlamlarda şöyle söylerdi: Biz bir şey bilmeyoruz! Bilmediğimizi de bilmeyoruz!.. Bilmediğimizi bilsek ve kabullensek, bilmeye ve bellemeye başlayacağız!”

Yâ Alîm yâ Kerîm, yâ Âlim yâ Selâm!

 

Mustafa Özdamar

29 Mart 2021

www.idefix.comdan SATIN AL

www.dr.com.trden SATIN AL

www.kitapyurdu.comdan SATIN AL

www.kirkkandil.com 

SEKTE

Komplo terörist olmak ile kobay terörist olmak arasında çok fazla bir fark yok! İkisi de kendilerince teorist ama, acı realitede ikisi de terörist! İlki legal, ikincisi illegal terörist! İkisi de insanların moralitelerini dinamitleyen, anarşiyi tetikleyen negatif aktivistlerdir!

Sosyal ve siyâsal hayatın kalbi ekonomi! Yâni, çok yanlı çok yönlü bir kavram olan iktisat! İktisâdın en berbat hasımı israf! İsraf, piyasa durgunluğunu doğuran ana! Bu durgunluğun bu duraksamanın adı, sektedir, sekte!

Kalb sektesi, kitab sektesi ve iktisat sektesi diye bir gerçeklik var mı, var! Kitabda, dört sûrede sekte var: Kehf, Yâsin, Kıyâmet ve Mutaffifîn’de!

Kalb sektesinin de, kitab sektesinin de, iktisat nâmı diğer ekonomik sektenin de bir hıkmeti var elbet! Legal ve illegal terörlerle çözülmez bu hıkmet!

Kitabdaki sektelerin hıkmetini Hakîm Allah bilir! Kalb sektelerinin nedenlerini, Hakîm Allah’ın hakîm/ hekîm ettiği kulları da bilir! İktisâdî sektenin edensellik ve nedenselliğini, iz’ansız insafsız komplo teröristleri değil; insaflı ihlâslı iktisatlı ehil erbâb ekonomistler çözümleyebilir!

Moral bozma teröristliğinin uzantısı olan karamsarlık ve kötümserlik, şom bakış ve felâket tellâllığı çözüm değildir! Çâre, Âkif’in ifâdesiyle: Allah’a dayanmak, sa’ye sarılmak ve hıkmete râm olmaktır! Yân gelip yatmak değil bu! Bu krizin içinde, herkesin üstüne vazife olan şey; iyi niyet ve samimiyet içre, temiz pâk berrak gayretle çalışıp çabalamaktır!

İktisâdın en berbat hasımı israftır! İsrâfın her türlüsü haramdır; haramdan hayır gelmez! Haramda ve hasımlıkta çözüm üremez!

Bu millet ve memleket, fî tarihlerinde, buna benzer neleeer yaşadı, neler! Hepsi geçti gitti! Bu da geçer yâhû! Yeter ki biz, şomluktan çıkalım ve yomlukta / olumlu ve ılımlı yaklaşımlarda yoğunlaşalım! Bu da geçer biiznillâh!  Yâ Selâm!

Mustafa Özdamar

25 Mart 2021

www.idefix.comdan SATIN AL

www.dr.com.trden SATIN AL

www.kitapyurdu.comdan SATIN AL

www.kirkkandil.com 

VAKİT NAKİT

Ölmeden önce ölme diriliği, arzu kulluğundan arınarak, ahde vefâ ve akdi îfâ ahrarlığı içinde benlik bönlüğünden soyunarak; Allah’a dayanma, sa’ye sarılma ve hikmete râm olma rindligini giyinip kuşanmaktır! Her türlü aktivite içerisinde helâl ve temiz yaşamaktır! Âtıl bâtıl kalmak değildir!

Bu tür esip savurmalar karşısında: Na’zaman der Anadolu insanı; Na’zaman, na’vakıt?

Ne zaman, ne vakit, nasıl demektir bu.

Na’vakıt na’zaman Allah bilir gurban! Bizim üstümüze vazife olan temiz niyet, berrak gayret ve köklü samimiyet içre çalışıp çabalamaktır!

Ölmeden önce ölme diriliği denilen, gönül ve zihin berraklığı içerisinde adam olma diriliği, öyle pat diye olabilecek birşey değil ammââââ… Güzel Allah dilerse o da olur elbet tabii, âmennâ! Muammâ bu!

Nasîb et Rabbim, nasîb ü kısmet et!

Keçecizâde Izzet Molla kulunun diliyle:

Harâb oldu gönül yâ Rab / Evindir ânı tâmir et!

“İnsanlar uykudadır öldükleri zaman uyanırlar.” buyurur Habîb-i Hüdâ. Hüdâ’ya hamd ü minnet, Habîbine salât ü selâm olsun! Açık seçik, net ve berrak, gizemli bir gerçek bu!

İlk ve ihtiyârî uyanış, ölmeden önce ölme diriliğine ulaşma uyanıklığı; ikinci ve zorunlu uyanış, bedensel ölümden sonraki uyanıştır. Bâsübâdelmevt budur! Asıl ve asîl bâsübâdelmevt, ölmeden önce ölme ve olma diriliğine ulaşma uyanıklığıdır!

Na’zaman? İmdi!.. Na’vakıt? Şimdi! Vakittir vakit! Vakit nakit! Ölmeden önce ölme ve olma diriliğine ulaşmak nakit!..

Yâ Vehhâb, yâ Selâm!

 

Mustafa Özdamar

22 Mart 2021

www.idefix.comdan SATIN AL

www.dr.com.trden SATIN AL

www.kitapyurdu.comdan SATIN AL

www.kirkkandil.com 

SELÎMNÂME VEYA TABAK EFENDİ VASIYYETİ

Melâmî Selim Atılgan (15 Ocak 1946 – 15 Ocak 2018) Efendi’nin “arkadaşlara” başlığı altında kaleme aldığı söylenen muhtasar ve mûfîd, kısa ve öz, faydalı bir risâle Selîmnâme! Atılgan Efendi’nin son demlerindeki vasıyyeti olduğu söylenen bu metin, şöyle başlıyor:

Bu yazdığımı çok iyi okuyun! Hattâ birertâne / kopye cebinize koyup da, müsâit zaman buldukca okuyun ki, (kâl) hâl ola! Şimdi hiç tatbik etmeyip, Kutbulârifin gibi konuşup, yapamayıb, (boş lâf ve kuru yulaf sekrinde sayıklayarak) kûtbul câhilin bezirgânı olma(k)dan ferâgat edersiniz (vazgeçersiniz)! (Melâmiliği, manâsız muhtevâsız ve amel-i sâlihâtsız, içi boş kuru laf kelâmîliği hâline getirmekten kurtulursunuz, demektir bu!)

İkinci paragrafta şunlar söyleniyor:

Yalan, kibir, gadab, riyâ, şehvet, kin, haset, gıybet!.. (aman hâ, aman, neûzü billâh!..) Yazdığım (bu) sıfat(lar), cehâlet sıfat(lar)ı!.. Yedi /sekiz cehim (cahim, cehennem) adı ve kapısıdır! Şeytan sıfatıdır! Aynı hâlde kalanın her sözü zâhirî olup, aynı hâli devam ettikçe melekıyyete geçmesini hiçbir kuvvet temin edemeyeceği gibi, zâhirî ibadetler dahi kendine yük olacağı âyetler ve hadislerle mecbuttur (mazbuttur, sâbittir)! Kibâr-ı evliyânın ittıfâkı beynindedir (arasındadır)!

Bu paragrafın devamında kendi ilkelerini şöyle sıralıyor Hazret, mûridan ve muhibbânına:

Küfür hiç olmayacak! Şöyle ki, pezevenk teres gibilerden (yâve) yemin olmayacak! Hiçbir arkadaş diğerine ödünç para vermeyecek ve istemeyecek! Hiç biri, nefsime çay kahve yemek gibi ikrâmı ricâ ederim teklif etmeyecek! Hiç biri diğer arkadaş evine haberim olmadan gitmeyecek! Hiçbir arkadaş diğerini bana şikâyet etmeyecek! Hepsi benim için kıymetlidir. Kendi kusurunu görmeye çalışacak! Kimse kendi anlamına diğerlerinin uymasını (beklemek) değil de, anlayış gösterecek! Biliyormuş gibi değil (hiç bilmiyormuş gibi) öğrenmeye yönelecek!

Bu ilkelerden sonra devam eden derkenarda şöyle bir özsöz var:

İbâdetler gâye değil, vâsıtadır!

Müessiri eserinden ayrı, çok uzakta(lık vehmi içinde) tefekkür etmek, cehâlet olur!

Bu derkenardan sonra devam eden sayfada şöyle bir pırlanta daha var! Parıl parıl parlayan o pırlanta cümle şöyle:

Âyetlerle beyân buyurulan âlemler, hududlu gösterilir ve öyle bilinirse, birçok perdeler çevremizi sarıp tevhîd iddiamız, lâfzını bir santim genişletemez! (Her şey lâfda ve lâfızda kalır, kurur!) Bu arada (biz) kuru bir dâva peşinde olur(uz)! (Bu kuru) dâvada ise kul ilâh karşı karşıya gelir! Bizim Allah’ı sevdiğimiz (ve her şeyi) hepsini O’nun için yaptığımız yalan (dolan) olur! (Ve biz) ancak kendini aldatanlar oluruz! Peygamber Efendimiz, bize bizi anlatmak için geldi. Biz bizimle olunca açılır, her taraf (her madde, her mâna) bize!..

 

DERDERUN

“Selîmnâme” başlığı ile sunduğumuz bu metin, Hüseyin Câhit Lü kanalıyla bize ulaştığı günlerde, son sayfanın arka yüzüne şöyle bir yorum yapmış ve yazmışım kendimce:

Âlemde âtıl batıl bir şey yoktur! Abes yoktur! Her şey hareket ve bereket hâlinde doludur! Hoşgörü, Allah’ın sıfatı olan hayatın doğasındaki bu doluluğun farkına vararak, ona boş değil hoş bakmaktır, bakabilmektir! Ve o hoşluğu görmektir, görebilmektir! Şeriat tarîkat, hakîkat mârifet budur!..

*****

“Selîmnâme” başlığı ile sunduğum metin, 2018’lerde gelmişti bana. Selim Atılgan Efendi’nin vasıyyeti gibi lanse edilmişti. İki sene sonra, 2021 eyyâmında, bu günlerde, yeni bir bilgi geldi. Bu yeni ve tâze bilgiye göre, söz konusu metin, Selim Efendi’ye değil, Selim Efendi’nin Şeyhi Emin Tabak Efendi’ye aittir! Bârekâllah, eyvallah ! Zâhirdeki ve zuhûrdaki esmâ farkı bu metne gölge düşürmez! Muhtevâ aynı kanalın muhtevâsıdır! Mîrî malıdır! Bu tür mânâ ve muhtevâlar, kaptan kaba boşalarak dolaşır! Eğer bir karmaşa var ise, bunu ayıklamak, bizim Ersin bilge, Ersin Akyazı ile Ahmet Nihat Göksu gönüldaşın işidir. Yâ Selâm!

Mustafa Özdamar

20 Mart 2021

www.idefix.comdan SATIN AL

www.dr.com.trden SATIN AL

www.kitapyurdu.comdan SATIN AL

www.kirkkandil.com 

VAKİTTİR VAKİT

Çok dağıldı ortalık / Derlenip toparlanmak gerek artık / Vakittir vakit!

Tomurma demi Mart  /Mevsim ilkbahar / Vakittir vakit!

Âsûde bahar Nisan / Şöyle düşünmeli insan :

Hâsibû enfiseküm kable entuhâsebû / Vezinû a’mâleküm,kable entûvezenû!

Hesâba çekilmeden önce,kendinizi hesâba çekin / Tartılmadan önce amellerinizi kendiniz tartın / Vakittir vakit!

Neyim ne değilim / Kimim kim değilim / Böyle bir sorgulama için / Ölmeden önce ölme ve olma diriliğine ulaşmak için / Vakittir vakit!

Nerde ne zaman nasıl / Bilen bilir / Ben bilmezem Agam bilir / Allahu âlem / Vakittir vakit!

Ölmeden evvel ölmektir hüner / Ölmeden önce ölme diriliğinde olmaktır hüner / Derdi rahmetli peder / Vakittir vakit!

Yâ Hayy yâ Kayyûm,Yâ Hayy yâ Kayyûm / Senin rahmetine sığınıyorum / Bir an bile beni bana bırakma / Herşeyimi ıslâh et ,herşeyimi ıslâh et!
Âmîn, âmîîn, âmîîîn,Yâ muîn..

 

Allahümme salli alâ Muhammed!

Yâ Vâlî yâ Velî yâ Vedûd yâ Selâm!

Mustafa Özdamar

18-Mart-2021

www.idefix.comdan SATIN AL

www.dr.com.trden SATIN AL

www.kitapyurdu.comdan SATIN AL

www.kirkkandil.com 

DERDERÛN TÂZİYE

Ocağı tütesice Yiğitalp Efendinin evlâd ı kirâmına!

Rabbülâleminin sıfatı olan hayat, bu yakasında olduğu gibi öte yakasında da devam ediyor!

Hüzün mâsum ve temiz bir duygu; keder, Kâdir’e ve kadere töhmet bir buğu! Aman lutfen mükedder olmayın! Besmele salavât 3 ihlâs bir fâtiha!

Yahya Kemâl’ce tâziye:

Ölüm âsude bahâr rinde!

Siz ağlarsanız, ağlar baba!

Merhûma es salât/ rahmet, ailesine ve evlâd’ı kiramına es selâm ve’s selâmet!

Es Selâm, es Selâm, es Selâm, yâ Selâm..

ÖZ YÂRE SÖYLE

Götür rîhu sabâ, selâmım götür / Gam aşk küsârını Yezdân’a söyle / Cânım şeydâ olmuş tende durmuyor / Her bir ahvâlimi öz yâre söyle!

Hâli ahvâlimden gayri men bilmez / Bir derde uğradim dermanı olmaz / Eflâtun Etibbâ hiç çâre bulmaz / Dertlerin dermânı Lokman’a söyle!

Aç perin ulvîye inmegil yeniş / Yırt can perdedârın gül şehre giriş / Çâriyâr-ı bâ kemâle hem danış / Mahlûku besleyen Rezzâk’a söyle!

Bülbül-i gülzârın güldedür nazı / Güllerin şâhına eyle bu arzı / Okur nâmem yazar bir satır yazı / Ulaş lâmekânde Cebbâr’e söyle!

Kaç nefs-i su’bândan eyleme telaş / Bir keştî sal bahre kevrâne ulaş / Perşenkü baş bedray şâhile görneş / Kaptanlar fâili muhtara söyle!

Binbir hicâbı geç yüz tut dergâha / Yolun uğrar senin şan veren şâha / Tabşur arzuhalim Hazret Penâh’a / Kün emrini veren Hallâk’a söyle!

Hicablar ref olur görünür hurşid / Gül şehrine peydar olmişdür mürşid / Mühürler nâmemi şahid-üş şehid / Bu Ağlar Baba’yı Gaffar’a söyle! (E 649)

Mustafa Özdamar

16 Mart 2021

www.idefix.comdan SATIN AL

www.dr.com.trden SATIN AL

www.kitapyurdu.comdan SATIN AL

www.kirkkandil.com 

ŞİİRSEL VE ŞUURSAL DUYGULAR

Güzel bir şeyler söyleyeceksen, söyle! Kötü konuşacaksan, helâya git! Ortalığı kokutma!

 

Kirli bir şeyler söyleyeceksen, kaşınıyorsan, hamama git, hakîkatle yun yıkan, mârifetle keselen! Rastgele her tarafı kirletme!

 

Âzâr eyleme, âzâr eyleme! Bizi bâzâr eyleme!

Azarlama bizi! Bizi pazara çıkarma!

 

Herşeyin ve herkesin bir berbât bârbât tarafı var mı var! Sen onun berbatlığını, kendi berraklığıyla yuyup yıkamaya bak!

Ruhaniyetine selâm, kelâmı has kelâm Osman Kemâlî Efendi şöyle bir şey söylüyor bu bağlamda, rikkat eyle:

Habbe yok noksan ziyâde, hıkmete ibretle bak!

Her nede noksân görsen, bil ki noksân sendedir!

 

İnsanın ya da başkaca bir şeyin içinin içinden, cân ü gönülden, derûnundan, tertemiz bir arzu çağlayanı çağlayıp çağırmazsa; dışardan söylenen sözler, hâriçten okunan gazeller, lâf olur, hilâf olur, savrulur gider!

Yaptığın ettiğin her şey güme gider mi gider!

O sebeb ve hıkmetle, yaptığın ettiğin her şeye mukayyet ol! Dol! Boş kalma! Kendini gözle kendini hesaba kitaba çek her şeyden ve herkesten önce!

Sen kendin ne kadar özel ve güzelsin, ne kadar berraksın, ona dikkat eyle!

Çirkine çirkin derken aynaya bak! Her gördüğünü, her duyduğunu hissettiğini her ortamda nâdan nobran söyleme!

Rûhâniyetine selâm olsun, ne özel ne güzel söylüyor Azbî Baba, bak:

Sana yerden gökden büyük nasîhat,

Gördüğün ört, görmediğin söyleme!

Erenlerden Pîrden budur emânet,

Gördüğün ört, görmediğin söyleme!

 

Ben dahi āşık-ı râh olam dersen,

Evc-i semâvâta mâh olam dersen,

Selâmet şehrine şâh olam dersen;

Gördüğün ört, görmediğin söyleme!

 

Kendi bilgisine gidene lânet,

Kizbe tevil olmaz hakdır bu sohbet,

Kimseye dil olma ey ehl-i huccet,

Gördüğün ört, görmediğin söyleme!

 

Bu yola yol ile giden velîdir,

Bu yola sıdk ile giren bellidir,

Allah Hakk Muhammed Şâhım Ali’dir;

Gördüğün ört, görmediğin söyleme!

 

Azbîküstahlıklar sende ayândır!

Sen ben deme dâim hāl-i şeytāndır!

Ahde sâbit kadem ehl-i îmandır,

Gördüğün ört, görmediğin söyleme!

 

Yâ Selâm!

 

Mustafa Özdamar

15 Mart 2021

www.idefix.comdan SATIN AL

www.dr.com.trden SATIN AL

www.kitapyurdu.comdan SATIN AL

www.kirkkandil.com