TERÖRDEN TAHÂRET

Terör sosyal ve siyâsal bir cenâbetlik hâlidir, temizliği gerektirir.
Temizlik içte başlar, dışa yansır! İçte içeride başlayan temizlik dışa, dışarıya yayılır ve devam eder. Vakit nakit namazının da hayat memat namazının da olmazsa olmaz şartlarından olan hadestentahâret, necâsettentahâret budur.

 

Ferd cemiyet millet ve devlet hayatında bu tür, bu tarz temizlikler, sosyal ve siyâsalrehabilitasyonlar; belli bir kesimin değil, herkesin her kesimin, sâdece çoğunluğun değil çoğulun da yararına olan işlemlerdir.
Fırat Kalkanı Harekâtından sonra zuhûr eden Zeytin Dalı Harekâtı da bu zorunlu işlemlerdendir. Görünürde aleyhine olanın bile lehinedir. En azından muzırlığı, hem kendine hem de insanlığa zararlı olmaklığı engellenmiş olur.
Her zorunlu işlemde memnun olanlar kadar memnun olmayanlar da illâki olacaktır. Bu kabil tepkiler ve tepkinmeler, insanın ve eşyânın uzantısı olan tepinmelerdir. Her şeyin ve herkesin temel ihtiyacı olan rahmet bile bâzılarına zahmet olarak yansır.
Türkiye, uzun bir süreden beri bu iç ve dış temizlik harekâtıyla uğraşıyor. Yirminci yüzyılda başlayan yirmibirinci yüzyıla taşan bu hadesten tahâret, necâsetten tahâret ve terörden tahâret harekâtını setr-i avret istibâl-i kıble vakit niyet iffeti içinde engin gönül ve zengin zihin berraklığı içerisinde değerlendirmeye alarak kirli algılardan uzak durmak lâzım.
Terörden tahâret terk-i dâvâyı ve tevbe-i nasûhu kaçınılmaz kılar. Terörden tahâretin ilk şartı bu. Arş-ı Rahmân olan gönlü bulandırmamak ve zihni zanlardan arındırmak! “Arınan iflâh eder!” (KK 87/14) “Arıtan iflâh etmiştir” (KK 91/9) Ferahlığın anahtarı sabır ve sebattır. Sabreden kazanır. Yâ Selâm…

Mustafa ÖZDAMAR