PİNTİ ZÜMRE ACOHLAR

Salih Hocam anlattı: Almaya alışık, vermeye dolaşık Acohlar zümresinin cimriliğine celâllenen Ğanî Mevlâ, melâikeyi kiramdan birine, bir davul bir tokmak vererek: Sen demiş, çarşılarda pazarlarda, tenhalarda menhalarda gezip tozarak; Acohlardan birisi elini cebine atıp da bir garibe bir şey verirse, hemen ânında tokmağı davula vuracaksın ki, nâdirattan olabilen bu görülmedik cömertliği cümle âlem görsün ve duysun! Senin işin bu!

Salt bu iş için görevlendirilen amel-i sâlihat memuru melek, o andan itibaren, boynunda davul elinde tokmak, ortalıkta dönüp dolaşmaya, oraya buraya girip çıkmaya başlamış ama, bir kez bile vuramamış davula bir türlü. Acohlardan hiç kimsede öyle bir sahâbete ve sahâvete rastlamamış! Allah’ın rahmetini bile kısan ve kıskanan acayip bir zümre bu Acohlar!

İnsan kılığına giren bu meleğin tuhaf görünen ahvâli, ahâliden birilerinin dikkatini celbetmiş!

– Selâmün aleyküm!

– Ve aleyküm selâm!

– Boynunda davul, elinde tokmak, habire dönüp ağıyorsun. Bu ne hâlet efendi? diye sormuş. Davulcu görüntüsündeki melek de:

– Benim şöyle böyle bir görevim var! Onu îfâ etmeye çalışıyorum! demiş.

– Peki davula hiç vurabildin mi?

– Hayır demiş davulcu melek, bu işe memur edildiğim andan beri hiç öyle bir şey zuhûr etmedi!. Ben boynumda davul, elimde tokmak sağ elim havada böyle gezinip duruyorum işte!

 

Merdliği cömerdliği ve civanmertliğiyle mâruf olan Salih Hocam, bu temsili hikâyeyi aktardıktan sonra, bizzat yaşadığı bir şeyi de şöyle anlattı bize:

Geçmişte bir tarihlerde imamlık yaptığım bir köyde yaşlı bir garibe rastladım. Eve götürdüm, karnını doyurdum, bi miktar da para verdim. Adam hayret etti şaşırdı.

– Hayırdır amca! Niye hayret ettin ki böyle? Şaşılacak ne var bunda? diye sordum. Şunu söyledi adam:

– Ben dedi seksen küsür yıllık ömrümde, ikincisi sen olan bir civanmertliğe rastladım bugüne kadar!

– İlki kim? diye sordum.

– Mele Hıdır! dedi. Filân köyün imamı Mele Hıdır!

Bu defa da ben taaccüb ettim bu hıkmetullaha! Mele Hıdır dediği, Molla Hıdır ya da Hıdır Molla, benim öz be öz can kan babamdı. Merd ve cömerd babam elhamdülillah. Buna çok sevindim tabii. Hamdettim, şükrettim, çooook çok coşarak!

Benim hayret ve gayretimi görünce, şunu söyledi en sonunda:

– El kilitli değil sizde! Hâcegân cömerdligi bu! Bârekallah! Bârekallah! Hakk razı olsun sizlerden! Bârekallah Bârekallah!

Adamın bu samimi sözü üzerine bir kez daha hamdettim rabbime! Cûd u kereminden nasibedâr olabildiğimiz için hamd olsun, elhamdülillah!

Vurr davula ferişte / Bir özgelik var bu işte / cümle umûr Hudâdan / Bir özgelik var bu işte!

* * *

Ekinciler ektiler / Yine onlar biçtiler / Kendûlerden geçtiler / Bir özgelik var bu işte!

* * *

Vur davula dan dan dan / Bekleme şundan bundan / Bu işler hep Vehhâb’dan / Bir özgelik var bu işte!

 

Yâ Ğanî yâ Kerîm, yâ Cevvâd yâ Selâm!

Mustafa Özdamar

26 Şubat 2021

 

Derkenar:Temsili resim Emir Sel’in ikrâmıdır. Teşekkürler Emir.

www.idefix.comdan SATIN AL

www.dr.com.trden SATIN AL

www.kitapyurdu.comdan SATIN AL

www.kirkkandil.com