KÜRESEL ÎTİKAF

Bu sene üç aylar içinde başladı hıkmet-i Hüdâ îtikaf! Hem de küresel bir îtikaf! Sübhânallah!

Îtikaf nedir ve neye girer îtikafa insanlar? Birlikte düşünelim ve evvelâ erbâbına soralım bunu!

Hocaların Hocası Prof. Dr. Süleyman Uludağ Hocanın “Tasavvuf Terimleri Sözlüğü”ne bakalım önce! Şunu söylüyor özetle Uludağ Hoca: Durmak, beklemek anlamına gelen îtikaf, ibâdet mahallerinden birinde, mâsivâdan uzaklaşarak, gönül evini her türlü kirlilikten aklamak, paklamak ve haklamaktır!

Prof. Dr. Ethem Cebecioğlu’nun “Tasavvuf Terimleri ve Deyimleri Sözlüğü”nde çok hârika, çok bârika bilgiler var bu konuda. Şunu söylüyor Cebecioğlu o bağlarda, kendi gönlündeki tenhâlarda:

Îtikaf, ibâdet niyetiyle kulun kendini bir yerlere hapsetmesi anlamına gelen Arabca bir kelimedir. Kur’an’da dokuz yerde geçer. Muhyiddin Arabî, îtikafı şehvetin kontrol altına alınması için, nefse yaptırılan ekstra bir uygulama olarak değerlendirir! Îtikaf müstehabtır!

Bu bahiste meşhur fakih Hacı Zihni Efendi’ye göre ihlaslı bir îtikaf: Beni mağfiret etmedikçe bu kapıdan ayrılmam yâ Rab! demektir.”

Şeyh Muhibbî Safer Dal Efendi’nin “Tasavvuf Terimleri”nde yer alan öz bilgiler çok değerlidir. Bu öz bilgiler sofrasında şenlendiğim Ebû Osman Mağribî’ye göre; duygularını düşüncelerini ve davranışlarını Allah’ın emir ve murâdı doğrultusunda derleyip toparlayabilen herkes, kim ve nerede olursa olsun, devamlı îtikafta sayılır!

Bizim Hazreti Rabia’nın -Rabia Christine Brodbeck’in- çok hârika bârika bir makalesi var bu bağlamda: “Karantina değil, îtikaf!” diyor bu yazıda, tâ ezelden İslâmbollu Rabia!

Şeyh Muhibbî Safer Dal Efendi’nin tuhfesi bu Rabia! “Tozun Aşkı”nda, ben daha müslüman olmadan, önce namaza, müslüman olduktan sonra da, bize namaz mîrâcını hediye eden Habîbullah’a âşık oldum, diyen Rabia! Ne zaman ve nerde zuhûr ederse, herkesin ve her kesimin okuyup dokunması, herkesin kendi hayatına taşıması gereken bir makale bu.

Öz ve söz yumağı Hz. Rabia’nın ilk aşkı olan namaz mîrâcını tavaf ederken aklıma geldi. Refik-i Âlâ dostu Refik bey vardı; Üsküdar Kaymakamlığından emekli Refik Çelikkol! Namaz bağlamında şunu söylerdi: Hazreti Peygamber, kadrinin kıymetinin bilinmesi çok zor olan bu namaz mîrâcını ümmetine nasıl verdi, nasıl emânet etti hayret ediyorum, hayretim ve gayretim taşıyor! derdi.

Bizim manşet edindiğimiz doğal ve zorunlu küresel îtikaf, sıradan bir olay değildir! Dünya anfisinde büyük insanlık ailesinin tamamına verilen global bir derstir bu!

Geçmişten ibret almazsa kişi / Geleceği ibret olmaktır işi! demiş bilgeler. Bilgelerin, bilginlerin ve hükümet erbâbının önerdiği kurallara riâyet, farzdır vâcibtir sünnettir!

Bu doğal ve zorunlu küresel îtikaf, bizim aleyhimize değil lehimize gelişen bir süreçtir! Moral ve motivasyon bozmak ağır yanlıştır!

Rahman’a teslim olma ve şeytanı teslim alma gayretidir îtikaf! Şeytanla ve şeytancıl tavırlarla gezinip tozunmak değil, Rahman’la halvet etmektir îtikaf! Şeytancıl şamatalarla hamhum şaralob şarlatanlığından arınma çabasıdır îtikaf!

Allah’ın ve Ârifibillah olan zevât-ı kirâmın, bilgelerin, bilginlerin ve hükümet erbâbının ezâ cezâ görüntüsü veren işlemlerinin hedefi, eziyet değil meziyettir temizliktir. Mücâzat değil, mükâfattır!

Ârifibillâh Harputlu Kemâl Efendi şunu söylerdi her zaman: Hazreti Allah, kullarını ezip üzmek istemiyor, fakat kendilerine zarar veren tortulardan arıtmak için, arınmaya zorluyor onları bazen. Aleyhlerine değil kendi lehlerine bir durum bu! İnsanın uyarlı ve duyarlı olması için gerekli olan bir uyarma bu!

Ahsen-i takvimde yaratılan, esfel-i sâfiline indirilen insanın kendi kendisiyle yüzleşmesidir îtikaf! Nâmahreme haram, mahrem monolog sahnesinde kabuk beniyle özbeninin duruşmasıdır îtikaf! İnsanın kendinin kendine hasbî ve harbî itirafıdır îtikaf!

Bu günlerde, hemen hemen bütün dünya ve dünyalılar, kendi kendileriyle yüzleşiyorlar, bu doğal ve zorunlu global îtikafta, sübhânallah!

Sübhânallahi adede halkıhi! Cemâdat nebâtat, hayvânat insânat ve ötesi sayısınca Sübhânallah! Tekrarı olmayan tecelliler harmanında böylesi görülmüş değil! Sübhânallah!

 

Umarız ve dileriz, barbarlıktan uygarlığa döneriz! Umarız ve dileriz, kapı tokmaklarımızı yenileriz! Umarız ve dileriz, aklanma paklanma ve haklanma ortamlarında ar namus, iffet ismet, nezâfet nezâhet, nezâket ve zarâfet içre yenileniriz!.. Yâ Selâm!..

Derkenar : Ana okulunun sonlarında bir yavru, o çocukluk masumiyeti içerisinde annesine : Anneeee, demiş, bu Koroni müslüman galiba? Neye biliyor musun?
Hep müslümanlığın şeylerini söyletiyor ve yaptırıyor insanlara!
Sosyal mesafe ve temizlik diyor ya! Onlar işte müslümanlık değil mi?

 

Mustafa Özdamar

19 Nisan 2020

www.idefix.comdan SATIN AL

www.dr.com.trden SATIN AL

www.kitapyurdu.com

www.kirkkandil.com