HELÂL VE TEMİZ HAYAT BAĞLAMINDAN KOPUK YASALAR HENGÂMESİ

Keremine ve ikrâmına sınır olmayan Kerîm Allah’ın kitabında, yâni Kur’ân-ı Kerim’de, Bakara 2/168; Maide 5/88, Enfal 8/69 âyetlerinde ısrarla vurgulanan iki kavram var: Helâl ve temiz yaşamak! Rahmânîliğin en temel, en vazgeçilmez ilkeleri bunlar: Helâl ve temiz yaşamak! Kuddûs Allah’ın sıfatı olan hayatın akışı içerisinde, her alanda her bağlamda, helâl ve temiz bir performansa sahib olmak! Helâl olmak, helâl ölmek ve helâl dirilmek! Helâl olmanın, helâl ölmenin ve helâl dirilmenin potansiyel şartı temiz olmak!

Çok mu zor böyle yaşamak? Belki zor ama bil ki imkânsız değil be yâhu! Kolay değil, zor olmasına zor da, kolaylık ve zorluk içiçe bir kavram kardeşim. İnşirah 94/5-8’de şöyle bir açılım var: Zorluğun yanında bir kolaylık var! Zorlukla beraber bir kolaylık daha var! Bir şeyi bitirdiğin zaman hemen başka bir şeye başla ve hep Rabbine yönel!”

Helâl ve temiz yaşamayı zorlaştıran şey, bu bağlamdaki kolaylığa giden yolları kesen kavram ve ortam karmaşasıdır! Bizim helâl diye kullandığımız kelimenin aslı halâldir. Halâl, haramın zıddı olan ve yasal anlamında kullanılan bir kelimedir. Kur’ân’da beyan olunan ilâhî sisteme uyan bir kullanım bu! İlâhî sistemi esas almayan beşerî hukuk sistemlerinde kullanılan yasal kavramı, Kur’ân’da yer alan halâl kavramından kopuktur. Kavramsal ve ortamsal karmaşa burada başlıyor işte!

Helâl ve temiz yaşamak, haramdan ğaramdan, kirli ve karanlık, bulaşık ve yalaşık yaşam tarzından uzak durmayı gerektiriyor! Sosyal, siyasal ve ekonomik hayatın meşrû olması buna bağlı! En vazgeçilmez temel ilke bu! Oysa ki hiç de helâl ve temiz olmadığı halde beşerî sistemlerde yasal olan öyle şeyler var ki, bu karmaşanın içinde kilitleniyor özünde helâl ve temiz olan meşru hayat! Bu karmaşada bayatlıyor ve haram hale geliyor güzelim temiz helâl hayat! Alev Alatlı Hoca, çok samimi, net ve berrak açılımlar getiriyor bu konuya konuşmalarında. Toplumsal yaşama şekil veren yasalar ve anayasalar bağlamında Alev Alatlı Hocayı ve benzerlerini illâki dinlemek gerek!

Kavramsal ve ortamsal olarak A’dan Z’ye insanı ürperten çooook berbat bir kirlilik var ammaaaa, bu yalaşık bulaşık muammânın özümü ve çözümü için, İnşirah 94/5-8’de ihsan olunan mâsum ve mahrem muhtevâ derûnunda sabır sebat ve sâlihât içre sağlam ve sağlıklı çalışıp çabalayabilirsek, hayırlı ve uğurlu bir sonuca ulaşabiliriz diye îman ediyorum ben. Her durumda sağlam ve sağlıklı, samimi ve dürüst salihler olmak şartıyla elbet!

Kadiriyyenin Kuddûsiyye kolunun pîri Bor’lu Ahmed Kuddûsî Hazretlerinin de dediği gibi:

Sabreyle gönül derdine derman gelir elbet / Sen hastaya bil şöyle ki Lokmân gelir elbet!

Zühd ile kişi sanma ki Hakkı bulur ancak / Aşk olmasa yoldaş ona hüsrân gelir elbet!

Nâlan olur âşık olan üftâde bu yolda / Bülbül gül için gülşene giryân gelir elbet!

Bu ilm-i cedel kibre sebeb demiş erenler / Müstekbir olan kimseye hızlân gelir elbet! Kuddûsî-yi bîçâre koma gayrı dilde / Şol hâne ki âbâd ona sultan gelir elbet!

 

Eğer bir derdin varsa, hastaysan, şunu şöyle bil ki, derdine devâ olacak olan Lokman ve derman bir şekilde gelir.

Kişi hakkı ve hakîkati sadece zühdle bulamaz; aşk ona yoldaş olmazsa, aşkla şevkle çalışmazsa hüsrâna uğrar.

Bu yolda aşkla dolup taşan hep ağlamaklı olur; gülün bülbülü gül bahçesine ağlayıp, çağlayarak gelir!

İlim ve cedelden kaynaklanan tartışmalar, kibire ve gurura sebeb olur demiş erenler! Böbürlenen kimse yalnız ve yardımsız kalır!

Bîçâre Kuddûsî, gönülde sevgiliden başka bir şey bırakma, onun aşkıyla süsle! Âbâd olan hâneye sultan muhakkak gelir.

 

Şol hâne, ev, gönül, ülke ki âbâd olur, gelişir; ona sultan, güç kuvvet ve dirâyet gelir elbet.

Yâ Selâm!

Mustafa Özdamar

19 Şubat 2021

www.idefix.comdan SATIN AL

www.dr.com.trden SATIN AL

www.kitapyurdu.comdan SATIN AL

www.kirkkandil.com