GÜNDÜZ EFENDİ -15- Va’ziyye Defteri

İNFAK
Mart 1946
Âyet: Mesel’ullezine yünfikūne amvâlehüm… Bakara 2/261-262
Allah yolu var, şeytan yolu var! Fukaraya muhtaçlara sadaka vermek Allah yolunadır. İslâm yurdunu müdâfa niyetiyle Teyyare Cemiyetine mal veya para vermek Allah yoludur! Din ilmi müesseselerine para vermek Allah yoludur. İçkiye kumara, avrat oynatmalara para harcamak şeytan yolunadır!
İhlâs ile Allah yoluna para sarf edenler, iyi toprağa tohum ekenler gibidir. İyi toprağa tohum ekenler, bir dâneye yediyüz dâne mahsul aldıkları olur! İhlâs ile Allah yoluna para sarfedenler, bir kuruşa yediyüz kuruş, bir liraya yediyüz lira sevabı alırlar.
Hz. Ebubekir’in hilâfeti zamanı, Medine’de bir kaht ü ğalâ/kıtlık olduğu zaman, Hz. Osman’ın Şam’dan Medine’ye yüz deve yükü buğdayı gelmiş. Ashab-ı Rasul mûteberâtından bazıları, mezkur buğdayı satın almaya varmışlar ve batmanını yedi dirheme kadar çıkarmışlar ise de, Hz. Osman: Benim malıma fazla fiyat vardır, ben ona satacağım! demiş.
Ashab gücenip Hz. Ebubekir’e şikâyet etmişler: Buğdayın batmanını yedi dirheme çıkardığımız halde, Osman buğdayı bize vermedi. Daha fazla veren var, ona vereceğim! dedi, demişler.
Hz. Ebubekir: Osman bunu yapmaz, bir muradı vardır, anlamamışsınızdır! demiş. Bunun üzerine Hz. Osman, Hz. Ebubekir’e: Yâ Emir el mü’minin! Bunlar bire yedi veriyorlar, Allah bire yediyüz veriyor. Benim malıma yediyüz veren var iken, yediye nasıl vereyim? diyerek: Mallarını Allah yolunda harcayanların örneği, her başağında yüz tanenin bulunduğu yedi adet başak çıkaran bir tohum tanesi gibidir. Allah dilediğine katlayarak verir, Allah Vâsi’dir, her şeyi bilir. Mallarını Allah yolunda harcayan, sonra da harcadıklarının arkasından başa kakıp incitmeyenler için rablerinin katında özel karşılık vardır. Artık onlar için korku yoktur, onlar üzüntü de çekmeyeceklerdir. (Bakara 261-262) âyetlerini okuduktan sonra, yüz deve yükü buğdayı Medine fukarasına tevzi etmiş/dağıtmış… (s. 7)

YÂ RAB
Seni bilen sensin yâ Rab! Ulüm ve maârifin sonu budur! Bundan ötesi olamaz!

Bu cân senden bana emânet yâ Rab!
Bu cân bana senden geldi yâ Rab!
Senden gelen seni bildi yâ Rab!
Seni bilen yine sensin yâ Rab! (s. 8)

CUMA NAMAZI
27 Nisan 1946
Âyet: Yâ eyyühellezine âmenû, izâ nûdiye lissalâti min yevmil cum’ati… Cuma 62/9
Ey mü’minler! Cuma namazı için ezan okunduğunda, hutbe dinlemek için ve namaz kılmak için, bütün dünya işlerini bırakıp namaza gelin! Bu size daha hayırlıdır. Bunu bilin!
Cuma namazının farz olmasının şartları: 1) Erkek olmak! Kadınlara farz değildir. 2) Hür ve serbest olmak! Kölelere farz değildir. 3) Mukîm olmak! Yolculara farz değildir. 4) Sıhhat-i beden! Hastalara farz değildir. 5) Sıhhat-i ayn! Körlere farz değildir. 6) Selâmet-i rahl! Topal ve kötürümlere farz değildir. 7) Cumaya gittiğinde bir zarara mâruz kalmamaktır! Zarar görmesi muhakkak ise, Cuma farz olmaz. Cuma namazı kendilerine farz olmayanlar, Cuma namazını kılsalar, öğle namazı yerine geçer. Binaenaleyh, dilerlerse öğle namazı kılarlar. Dilerlerse cuma namazı kılarlar. Dinimizde güçlük yoktur! (s. 9)
Vaız Tâhir Gündüz

Mustafa Özdamar
29 Haziran 2021

kitapyurdu.com’dan SATIN AL

dr.com.tr’dan SATIN AL

idefix.com’dan SATIN AL

www.kirkkandil.com