BU DA GEÇER YÂHU

Bizim Kemâl Âbi’nin, Harputlu Kemâl Efendi’nin en sevdiği şiir ve şuur, Karacoğlan’ın gönlünden diline dökülen şu mısralardı:

Kadir Mevlâm ateş atma özüme / Dünya malı görünmüyor gözüme / Kadir Mevlâm sen bak benim yüzüme / Firâkının âteşiyle dağlama!

Karacoğlan hata çıkmaz dilimden / Kocadım da hayır gelmez elimden / Kadir Mevlâm asla geçmez kulundan / Deli gönül âh çekip de ağlama!

Karacoğlan’ın bütün şiirleri Arş-ı Rahmân olan gönlünün tenhalarından akıp gelen lâhûtî şuur şarıltılarıdır!

Bizi de Kemâl Âbi’yi de ayıltan ve bayıltan bu şarıltı ve parıltılardaki asıl vurgu: Kadir Mevlâm aslâ geçmez kulundan! mısraında gizlenen mahrem muhtevâdır!

Geçer mi sanırsın ülen, ağlama / Bu fâni dünyaya gönül bağlama / Salgın korkusuyla gönül dağlama / Bu da geçer, bu da gider be yâhu!

Ne diyor bu bağlamda “Noktanın Sonsuzluğu”nun yazarı Lutfi Filiz Efendi:

Celâliyle zâhir olsa, bu da geçer be yâhu / Cemâliyle âyan olsa bu da geçer be yâhu / Bî karardır felek dâim, döner durmaz bir anda / Dursa bir an ne yer kalır, ne gök kalır be yâhu!

Kâhi zulmet kâhi envâr, bir bir ardın devreder / Kâhi lutuf kâhi kahır, O’ndan olur be yâhu / İmtihan için olubtur dâima neş’e azâb / Sen seni bilmek içindir, kahrı lutfu be yâhu!

Fânîya vird-i dâim et bu sözü her zaman / Gece gündüz hatırından hiç çıkmasın bu yâhu!

Bu Koroni günlerinde herkes telaşta panikte zîra, evham ecinnileri nanikte; n’âber / ne haber? Dünyayı kemirdinn ahreti sömürdünn, şimdi sıra kendi kendinde! diyor âdetâ!

Yanlış değil doğru bu ama, her şeye rağmen paniğe girerek hüsrana teslim olmamak lâzım! Hüsran, insanı diri diri yer yutar! Paniğe girmeye ve hüsrana teslim olmaya gerek yok! Sen üstüne vazife olanı yap yeter! Kıyâmetin kopmak üzere olduğunu kesinlikle bilsen bile, sen üstüne vazife olanı yap, elindeki fidanı dikmeye bak! diyor Hazreti Peygamber. Tedbir takdirin takdirkârıdır, o da kaderdir, kaderdendir! Tedbiri ihlal ve ihmal etme!

Sen seni bilmek içindir, kahr u lutfu be yâhu! diyor ya Lutfi Filiz Efendi! İnsanın kendi kendisiyle yüzleşmesi demektir bu! Hıkmete bak hıkmete! Bütün dünya dünyalı, kendi kendisi ile yüzleşmede şu anda! Potansiyel tövbe bu! Tövbe yanlıştan dönmek! Umarız döner insan! Kendinden kendine yol, bulabilir inşallah! Ölüm Allah’ın emri! Boşa geçirme ömrü! Ne diyor bak şu kumru: Kendine gel kendine! Evhama kapı açma! Etrafa yeis saçma! Sakın kendinden kaçma! Ümitvar ol, ümit var!

Ölümse ölüm, kalımsa kalım, bundan ne gam! Gam yiyip keder içmenin, kadere kafa tutmanın, bu sarhoşluk içinde evham üretmenin kime ne faydası var! Fayda payda fifti fifti! Korkunun ecele mecâle faydası yok, zararı var! Sen her hâlükârda, elinde ümit kandilin, belinde gayret kemerin, dilinde tedbir vera sakınma, işine bak! Ölenlere rahmet, kalanlara selâmet dile! Bu da geçer yâhû! diye îman et, emîn ol bundan!

Bu bir uyarıdır! Sâdece falanlara ve filânlara değil herkese! Ağır âzem olun, aşna fişne olmayın! Haram helâl sınırlarını aşmayın! Sosyal mesâfe sınırlarına sadece şimdi değil her zaman riâyet edin! Mahrem nâmehrem kavram ve kurallarına saygılı olun! Şaşkınlık ve taşkınlık etmeyin! Her şeyin bir âdâbı var, âdâb bozmayın demektir bu!

Potansiyel olarak mesâfe yâhu diyen, zorunlu îtikaf yâhu diyen bilim kurulları da bunu söylüyor! Sana bana düşen paniğe girmek değil, evhamı tığlamak ve olmazsa olmaz âdâbı uygulamaktır! Ha gayret, gayret et, gayret et! Gayret et ki, bayram edesin!

Ölüm kalım kâbusunu tığla, kurban et! Karamsarlık ve kötümserlik virüsünü akıl fikir, sabır ve şükürle söndür! Şaşkınlık ve taşkınlık içinde gayret ve dirâyetinin üstüne çöğdürerek yaşam iştahını söndürme! Dengini döngünü ve süngünü paslandırarak hüsrâna teslim olma! Dikkati derli toplu dik, gayret ve dirâyeti kavî ve zinde olan yârana ağyarlık etme!

Şimdi şu an ve şanda, ağır âzem ol, içindeki ve dışındaki tenhalarda, en yanık duygular buğusunda, Âşık Dâimî ‘yi dinle! Aldı sazını eline! Elinde sazı, dilinde sızı, yahşi bahşi dinleyelim bakalım, ne deeeer ne söyler Âşık Dâimî:

Ne ağlarsın benim zülfü siyahım / Bu da gelir, bu da geçer ağlama / Göklere erişti figânım âhım / Bu da gelir bu da geçer ağlama!

Bir gülün çevresi dikendir hârdır / Bülbül hâr elinden âh ile zârdır / Ne olsa da kışın sonu bahardır / Bu da gelir bu da geçer ağlama!

Dâimî’yem her can ermez bu sırra / Gerçek âşık olan erer o nûra / Yûsuf sabır ile vardı Mısır’a / Bu da gelir bu da geçer ağlama!

Yâ Selâm!

Mustafa Özdamar

19 Mayıs 2020

www.idefix.comdan SATIN AL

www.dr.com.trden SATIN AL

www.kitapyurdu.com

www.kirkkandil.com