TEN BEDEN VE KENDİLİK YÖNETİMİ

Tenler ve bedenler insan kendiliğinin evleridir! Her şeyi yerli yerince yapan çatan Zâtıbârî, nefsleri bedenlere üfleyip yüklerken kendilik yönetim ve denetimini de tâlim etmiştir. Eşyanın tabiatıyla uyumlu olan bu yönetim ve denetim bağlamında bilgeleşen bilginler, bu konuda şunu söylemişlerdir: Bu bilginin esâsı hakkında, bu alanda, Hazreti Peygamberden daha özel daha güzel ve daha kuşatıcı bir söz söylenmemiştir. Hazreti Peygamber şöyle der: Mide ilâcın evidir. Koruma ilacın başıdır! Bütün hastalıkların esâsı üşümedir! Üşümek ve üşütmek!

Hazreti Peygamber yeme içme ölçüsünü belirlerken, midenin üçte birini yemeğe, üçte birini suya, üçte birini de nefes almaya bırakmayı emretmiştir! Hazreti Peygamber, âdemoğluna belini kendisiyle doğrultacağı bir kaç lokma yeterlidir, der. Bu düsturlar, beden evinin yönetimiyle ilgilidir. (Fütûhât 14/915)

Şeyhülekber’in ezoterik bir Kitap ve Sünnet yorumu olan “Fütûhât”ından özetlediğimiz bu parça, Süleymân Ata’nın: Eller barça men yaman / Eller buğda men saman! Herkes yahşi ben yaman / Herkes buğday ben saman! muhabbet ve mahviyyeti içinde Kitabullah’ın kendisel kendilik yönetimi ilkelerine tabşırıyor bizi!

Kad efleha men tezekkâ! Arınan iflâh etmiştir! (KK Âlâ_87/14)

Kad efleha men zekkâhâ! Arıtan iflâh etmiştir! (KK Şems_91/9)

Felâ tüzekkû enfüseküm huve a’lemu bimenittekâ! Kendinizi temize çıkarmayın, kimin daha takvâlı olduğunu O bilir! (KK Necm_53/32)

Kad eflehal mü’minûn! Müminler iflah ettiler! (KK_23/1)

Ten beden ve kendilik sağlığıyla birlikte, gönül ve zihin berraklığı için de şart olan ilkeler bunlar! Arınmak arıtmak, bunlarla da yetinmeyerek daha ötesine soyunmak, tabiatın tabiatıyla, hukûkullah ile uyumlu yaşamak, mü’minliğin şuur ve şiarıdır! Sadî’nin zevk-i selîmiyle “Üç beş damla kan ve sonsuzlarca endişe” diye tanımlanan insanı iflah ettiren temel etken, bu şuur ve şiar olsa gerektir! Bu şuur ve şiarın uyanıp canlanması için de, Gaybî’nin tavr-ı selîmiyle, senlik benlik şirk çırk ve cenâbetinden arınmak gerek!

Şöyle nazm eder bu çıplak muhtevâyı Sun’ullah-ı Gaybî:

Gönül ki onda yok aşka itāat,

Tamam olmaz onda bilin ibâdet!

İbâdetsiz Hakka olmaz takarrub,

Muhabbetdir bize ayn-ı karâbet!

Hüdâ’dan gayrı sevgi hep habâsetdir,

Muhabbet olmasa gitmez habâset!

Kalırsa kıl kadar senlik gönülde,

Cüdâ olmaz özünden bil cenâbet!

Yedi derya hakîkat eylemez pâk,

Gönül kim bulmaya aşkdan tahāret!

Gönül cem’iyyetin tahsîl edene,

Demâdem hāzır olmuşdur cemāat!

Gönül kim etdi vahdetde ikāmet,

Revadır eylese keşf ü kerâmet!

Hüdâ’dan gayrı görmezsen cihânda,

Cihân başdan başa olur selâmet!

Gönülde Ğaybî aşkdan gayrı koma,

Konula başına tâc-ı hilâfet!

 

Gönlü Hazreti Aşkla uyumlu olmayan kimsenin ibâdeti eksik ve aksak kalır; tamı tamına tamam olmaz; kemâlini bulmaz!

Hakka yakınlık ibâdetsiz olmaz! İbâdetsiz Hakka yakın olunmaz, yakınlık da muhabbetsiz olmaz!

Hüdâ’da cem olmayan, toplanmayan sevgi habâsettir; habâsetten tahâret, muhabbetle olur!

Gönülde kıl kadar senlik benlik kalırsa; içsel cünüblükten arınamazsın!

Aşkla yanıp yunup yıkanmayan gönül cünüplüğünü, yedi derya aklayıp paklayamaz!

Kişinin kendisel kendilik cemâatının hazır hâle gelmesi, gönlünü Hüdâ’da derleyip toparlamasına bağlıdır!

Gönül vahdetde ikamette sabitlenince, keşif ve kerâmet kapıları açılır!

Âlemde ve alemlerde zuhûr eden şeyleri Hüdâ’dan ayrı gayrı görmezsen, cihan sana baştan başa selâmet olur!

Gaybî, gönülde aşktan özge bir şey bırakma ki, başına hilâfet tâcı konsun!

Kütahyalı Gaybî’nin nutk-u şerîfinden çıkaracağımız sonuç; cihânın tamamı kendisine selâmet olan ve başına hilâfet, Halifetullah tâcı konan insanda, ten beden ve kendilik yönetimi diye bir sorun kalır mı? Amentübillah, âmennâbillah kalmaz erenler, kaaaalmaz be yâhu!

Evvel Allah, Âhir Allah;  Zâhir Allah Batın Allah iklîminde ikilem oooolmaz! İnanın ve güvenin, som gerçeklik bu! Artı eksi ne zuhûr ederse etsin, birbirine zıt görüntü veren esmâların cilve ve tecellisi bu!.

Yeter ki biz, senlik benlik cenâbetinden arınalım! Ve yeter ki gönül, vahdette ikâmette netleşmiş olsun! Bizim üstümüze vazîfe olan budur!

Yâ Selâm!.

Mustafa Özdamar

11 Mayıs 2020

www.idefix.comdan SATIN AL

www.dr.com.trden SATIN AL

www.kitapyurdu.com

www.kirkkandil.com