Receb Şaban Ramazan ve Bayram! Sübhânallah! Bu dört ismin, bu dört esmânın yanyana bir araya gelmesi, ya da daha doğrusu getirilmesi, tesâdüfî bir takvim cilvesi midir?
Hayır haa-yır! Tesâdüf diye bir şey yok âlemde! Âlemlerde ve alemlerde tesâdüf diye bir şey yok! Her şey bir şey için yanyana, peşpeşe bir arada, ya da tam tersi, biri orada, biri burada, şurada burada her neyse, illâki bir hıkmetle böyle oluyor bu şeyler!
Bayram bir zafer simgesidir bilirsiniz! Bir hedefe kilitlenirsiniz, bu kilitlenme sürecinde sabır ve sebat ederseniz, bir kazanımla ödüllenirsiniz, sevinirsiniz, bayram edersiniz!
Bayram etmek denilince benim aklıma ilk gelen şeylerden biri, Hakka takarrüb ve hukûka uygunluktur! Hacı Veyiszâde Hazretlerinin söylemiyle, hakk hakkdır ve hukuk mukaddestir!
Hakk’a takarrüb, hukûka uygunlukla mümkündür bilirsiniz, biliriz de… Bu bilinen şey bizde doğal fıtrî bir refleks olarak işlerlik kazanmış mı? Buna net ve berrak bir vicdanla evet diyebilmemiz oldukça zordur! Hakk’a takarrübün ilk şartı olan hakûka uygunluk, şeriat tarikat mârifet ve hakikatin bizdeki işlerlik kazanımına bağlıdır! Recep Şaban Ramazan ve Bayram birlikteliği bunu simgeliyor olsa gerektir! Bayram, Recep Şaban ve Ramazan nam-ı diğer üç aylar birlikteliği berekâtının somutlaşmış hâli olsa gerektir! Üçü birrr ve berrr etmenin ödülü olsa gerektir!
İbrâhim Aksarayî Hazretlerinin Hakk hukuk ve halk bağlamında bayram ödülüne geçit veren bir sözü var: Abdin Hakka takarrübi, halk ile sulh olduğu miktardır! Günümüz Türkçesiyle şu demektir bu: Kulun Hakk’a yakınlığı, halk ile barışık olduğu kadardır!
Halkla, yaradılmışla, Yûnusca bir söylemle, cümle yaradılmışa bir göz ile bakmak, bakabilmek bilgeliğine ulaşabilmek ile mümkün olabilen bir şey bu! Hüner, mârifet bu! Bunun için ilk şart insanın kendi kendisiyle barışık olmasıdır! İnsanı kendi kendisiyle barışık olması, Rabbiyle tanışık ve barışık olmasına kapı açan kendiselliğiyle tanışık olmasına bağlıdır!
Hakk’dan halka, halkdan Hakk’a açılıp kapanan daha olumlu bir ifâde ile sırlanan kapılar bunlar! Hacı Bayram-ı Velî Hazretlerine: N’oldu bu gönlüm, n’oldu bu gönlüm / Derd ü gamınla doldu bu gönlüm / Yandı bu gönlüm, yandı bu gönlüm / Yanmada derman buldu bu gönlüm!
Bayram’ım imdi Bayram’ım imdi / Yâr ile bayram ederler şimdi / Hamd ü senâlar, hamd ü senâlar / Yâr ile bayram kıldı bu gönlüm! dedirten açılası kapılar!.. Bu kapılar hep açıktır! Kapalı sanmak bizim zannımızdır! Bu kirli zandan arınmak gerek! Hüsn-i zan esastır! Hüsn-i zan dahi ibâdetler cümlesindendir buyurur âlemlere rahmet Hazreti Ahmed Aleyhisselâm Efendimiz, sallallahu aleyhi ve sellem!
Yâr ile bayram etme ikliminde ikilemler içinde davranıp zorlandığımız bu günlerde, gelin bu bahsi de, bayram o bayram olur diyen Alvarlı Muhammed Lutfî Efe Hazretlerinden dinleyelim hep birlikte:
Mevlâ bizi afvede / Gör ne güzel ıyd olur / Cürm ü hatalar gide / Bayram o bayram olur!
Merhamet ede Rahîm / Dermânı vere Hakîm / Lutfede lütf-i kadîm / Bayram o bayram olur!
Feyz-i muhabbet-i Hakk / Nûr-i hidâyet siyâk / Cennet-i a’lâ durak / Bayram o bayram olur!
Hakk’ı seven merd-i şîr / Kalbi olur müstenîr / Allah ola dest-gîr / Bayram o bayram olur!
Merhametin kânıdır / Afv u kerem şânıdır / Hep ânın ihsânıdır / Bayram o bayram olur!
Hakkı seven dil ü cân / Aşkı ede heyecân / Feth ola bâb-ı cinân / Bayram o bayram olur!
Bahr-i keremden Hudâ / Gark ede nûr-i hüdâ / Afv ola bây ü gedâ / Bayram o bayram olur!
Ganîler ede kerem / Ref’ ola derd-i verem / Sahî ola muhterem / Bayram o bayram olur!
Nûr-i hidayet dola / Dilde hidâyet bula / Nâsırın Allah ola / Bayram o bayram olur!
Tevhîd ede zevk ile / Hakk’ı seve şevk ile / Tasdîk inerse dile / Bayram o bayram olur!
El duta kitâbını / Dil duta hitâbını / Cân duta şitâbını / Bayram o bayram olur!
Mevlâ’yı cândan seven / Rızâ-yı Hakk’a iven / Lutf-i Hudâ’ya güven / Bayram o bayram olur!
Dildeki Rahmân olur / Derdlere dermân olur / Âzâde fermân olur / Bayram o bayram olur!
Lutfî’ye lutf u kerem / Dâhil-i bâb-ı harem / Dâima Allah direm / Bayram o bayram olur!
Yâ Selâm!
Mustafa Özdamar
23 Mayıs 2020