Üstâd Said Nûrsî <<şerîat, tarîkat yoldur varana/ hakîkat mârifet andan içerû>> dörtlemesinin hiçbirisine karşı değildir. Üstâdın bu konulardaki kısmî muhalefet şerhi, devrin devrânın/ zor zamanların zarûretleriyle ilgilidir. Zarûret mahzûratı izâle eder.
Tarîkat ve tasavvuf, letâfet zarâfet/ estetik ile ilgili bir yol ve yöntemdir. Üstâd Nursî’nin bir zamanlar, millî ve manevî değerleri celse celse ceste ceste yakıp yıkarak yerine âtılı ve bâtılı koyan mudil mazharlarının şerde şirnedikleri yıllarda; zaman tarikat zamanı değil gibilerden bir şey söylemesi, şimdi estetikle uğraşacak zaman değil anlamını içeren kişisel bir yorumdur. Müctehid ictihâdında yanılmaz diye bir şey yok. Yorum durumu bağlamaz. Nur külliyâtında <
Nur risâleleri de aynı bağlamda çok nezih farklı tavırlar içeren etkin bir yol ve yöntem faaliyetidir. Nur şakirdliği de bir Nûriyye dervişliğidir. Üstâd da Kādiriyye’nin Nûriyye kolunun pîridir önderidir. Değil midir!?! Şaşılacak taşılacak tuhaf karşılanacak bir şey yok bunda. <
Herkes birbirine şık/ Herkes birbirine şok/ Kimsenin kimseye diyeceği yok/ Herkesin herkese diyeceği çok!
Hayrihi ve şerrihi minallahi teâlâ ufuklarından rûzigâr alan ve tekrarı olmayan tecellîler harmanında şık olan da bu, şok olan da bu! Yâ Nûr yâ Selâm!
Mustafa Özdamar
10 Ağustos 2022