Dedem rahmetli yaşlılık dönemlerinde namazlarını hep oturarak kılardı.
Dîzemin / teyzemin Fatma’nın çocuksu dikkatine takılmış bu. Hiç kimsede görmediği bir namaz kılma biçimi ya!.. Fatma o zamanlar beş altı yaşlarında filan. Dedem de o anda namazda.
Dedem namazı bitirip tesbihâtını çektikten sonra, elini yüzüne çalınca, Fatma:
– Dedeeee, demiş, çocuksu merakla. Dedem de:
– E guzum, e gızım! diye şefkat ve muhabbetle torununu bağrına basınca, Fatma, fısıltı tonunda:
– Namazı herkes ayakta kılıyor, sen ne diiii oturduğun yerde kılıyon? diye sormuş.
Dedem de onu öpüp kucaklayarak:
– Ben yaşlıyım, yorgunum, ayakta fazla duramıyorum guzum! deyince; Fatma, sesinin tonunu bir tık yükselterek, masum masum gözlerinin içine içine bakarak:
– Çarşıda bazarda elinde kapaklı sepetle hoydur hoydur dolaşırken hiç yorulman hoynuuuu! diye sorgulayınca, dedem rahmetli o kadar safâlanmış ki, pencereyi açarak:
– Gonşulaaaar gonşular (komşular komşular)! Güccük torunum beni nasıl irşad ediyor gelin bakın! diye keyfini kaymaklandırmış.
Hem akrabası hem komşusu olan rahmetli Nazmi Çelik âbi anlatmıştı bunu bize vaktiyle.
Mustafa Özdamar
17 Haziran 2021