ARSIZ KEMTİLER VE HIRSIZ PİNTİLER

Zekât ve sadaka, ağniyâya, varsıllara emânet edilmiş, ödünç verilmiş yoksul garibân hakkıdır. Haklılara hakları, haksızlara müstehakları verilmez de, emânete riâyet edilmezse, Tekvar’ın zuhûru olan tabiatın tabiatı kuraklık ve çoraklıkla tokatlar hırsız pintileri!

İnsanlığın pîri Hazreti Mevlânâ şunu söyler bu bağlamda Merâm bağlarında:

Zekât verilmezse bulut gelmez yağmur yağmaz; zinâ yüzünden de vebâ ve benzer hastalıklar yayılır etrafa!

Ahanda sana nedensellik! Ahanda kıtlık, ahanda salgın hastalık nedeni agam! Nedensellik diye bir kavram varsa, onun illâki bir yeri vardır devranda!

Zekât kaçırmak hırsızlıktır! Vergi kaçırmak hırsızlıktır! Hırsızlığın vebâli de bu vebâlin bedeli olan cezâsı ve vebâsı da ağırdır!

Ekmeği suyu, elektriği telefonu, doğal gaz ve benzerlerini israf etmek, kimisi doğrudan kimisi dolaylı potansiyel hırsızlıktır!

İsraf da haram, hırsızlık uğursuzluk da haram bir işlem!

İnsanın kafasını, kalbini ve kalıbını âtıl bâtıl boş şeylerle meşgul etmesi de haram ve hırsızlıktır!

Kendinden ya da başkalarından çalıp çırptığın her şey haram ve hırsızlıktır!

Vaktin ve naktin ısrafı haram ve hırsızlıktır!

Hakkın ve halkın şefkat ve merhametini istismar edip haytalık etmek de ısraf ve hırsızlıktır!

Elinden geleni diriğ etme gedâlardan, demiş büyüklüğünü yaşayan büyükler gurban!

Elinden geleni, üstüne vazife olanı ihmal etmek de haram garam gurban!

Bencillik bönlüğü, hem kemtilik, hem pintiliktir. Kemtilik ve pintilik de haramdır!

Halâl ve haram bağlamlarında duyarsız kalarak, Hakkın ve halkın korularında mangal çangal yangını çıkarmak, hakka hukuka riâyetsiz davranmak, magandalıktır!

Magandalık da haram bir tavırdır!

İnsan olan insanın her konuda, Hakkın emir ve murâdına, halkın emniyet ve huzuruna özen göstererek, hakkı hak bilip hakka ittibâ, bâtılı bâtıl bilip bâtıldan içtinâb etmesi gerekir. Aksi takdirde hayatın da, memâtın da trafiği çooook berbat karışır neuzübillâh!

Her şeyin bir vebâli ve her vebâlin bir vebâsı vardır gurban!

Söz gelimi, bizim yöresel ve yörüksel ağızla arsız kemtilik dediğimiz zinânın vebâli ve bu vebâlin bedeli olan cezâsı da ağırdır! Zinâ da bir tür hırsızlıktır! Ar nâmus, iffet ve mâsûmiyet hırsızlığı! Normalde helâl ve meşru olan bir nimeti, haram ve gayrimeşru hâle getirme vebâlinin vebâsı, bilindik vebâ salgınlarından çooook daha tehlikelidir!

Zürriyetin zekâtı iffetli olmaktır! İffetin ihmal ve hele ihlâli, mâsum zürriyet zekâtını hiçe saymaktır! Bu hiçe sayma arsızlık ve hırsızlığı salt mücrimi ve mücrimleri değil, toplumsal ve küresel bazlarda herkesi ve her kesimi zehirleyen bir illettir!

Evrenin erdemi Efendimiz Aleyhisselâm, bu hazin aymazlıklar bağlamında şöyle uyarır, biz günâhkâr âsî mücrim kulları:

Elin belin, dilin dudağın, gözün kulağın zinâsı vardır! Bu arsızlığın, bu aymazlığın bedeli ağırdır!

Ahde vefâ ve akti ifâ etmeyenlere, Allah bişeyleri musallat eder!

Allah’ın emir ve muradına ters ahkâm kesilirse, fakr u zarûret zuhûr eder!

Fuhuş yaygın hâle gelirse ölümler artar eksilmez!

Alışverişte hile kıtlığa sebeb olur!

Zekât kaçırmak rahmetin kesilmesine sebeb olur!

Vebâ ve benzeri bulaşıcı hastalıkların yaygın zinâdan kaynaklandığını bilin!”

Âdem Safiyullah ile Muhammed Habîbullah arasında gelip giden bütün haberciler, belirli yer ve yörelerde belirli kavimlere gönderilen peygamberlerdi. Âhirzaman Peygamberi Muhammed Habîbullah Hazretleri, âlemlere rahmet ve cümle yaradılmışa nübüvvetle görevliydi. Müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderilmişti. Âhirzaman Habercisinin uyarılarını dikkate almayan ya da alamayan büyük insanlık ailesi bu ihmal ve ihlâlin bedelini çok ağır ödedi, ödüyor! Ahanda bütün dünyanın ve dünyalıların hâli pürmelâli! Uyanın eeeey insanlar uyanın! Uyanalım, herkes uyansın! Allah’ın Habercisi, bizi kendimize öz benimize çağırıyor! Kökten ve toptan sağır değilsek, onu duyalım, ona uyalım!

Kemtilik, kemlik, erdemsizlik, madrabazlık, terbiyesizlik, iğrençlik, lâubâlilik, iffetsizlik ve kâfirlik anlamlarını içeren yöresel ve yörüksel bir kelimedir. Zinâ ânında îman insanı terk eder, çıkar; zâni ya da zâniye pişman olur da içi yanarsa şefkat eder, geri döner ama, îmanlı olarak, îmanla beraber zinâ edemez insan! diye bir şerefli söz vardır! Âgâh olalım âgâh! Yoksa yanarız vallah! Ââââh ki ah ah ah! Anlatamıyoruz bunu bir türlü ne kendimize ne de özgeye; vaaaah ki vah hâlimize!

Acı söylirem çok acı he mi? İlac olsun ha gurban, ilac da acı he mi? İlac olsun hepimize, herkese! Yâ Selâm!

Mustafa Özdamar

16 Ocak 2021

www.idefix.comdan SATIN AL

www.dr.com.trden SATIN AL

www.kitapyurdu.comdan SATIN AL

www.kirkkandil.com