HALİLCAN SOKAĞINDA TANIŞTIĞIM CANLAR

HalilCan sokağında tanıştığım ilk aile, A. Bülent âbi ve Nezahat abla! Evlerinde evimdeymiş gibi rahat ettiğim dost insanlar bunlar. Nezahat ablanın annesi Nimet Anne, az konuşan, sürekli çalışan, sükût altınını söz gümüşüne tercih eden çooook özel çooook güzel bir insan…

Birbirlerine pek yakışan ve yapışan Ahmet ve Cemile de çok can ve mercan insanlar!

Melâmiliğin ve melâmetin yüzünü ağartan hidâyetli Ahmed Efendim, çerağ bir Karadeniz merdefendisidir.

Ali ve Hatice Reyhan, çok selek melek insanlar! Konya, Burdur ve Isparta Türkçesinde selek, eli bol, gönlü bol, cömert ve sâde insan demektir. Ali ve Hatice, karı koca ikisi de diş hekimi, birlikte çalışıyorlar. Hem iş ve diş yaparlar, hem ikram! Aynı gün ve anda, her zaman, herkese! Bârekallah!

Edebin ve edebiyatın kifâyetli âlâsı Agabegüm Aylâ abla, kandil bir İslâmbol hanımefendisi.

Belkıs 1 ve Belkıs 2, bu sokağın bilgelik ve bilgenlik arayıp tarayan okumacı ve dokumacı özel ve güzel insanları.

Câhid ve Nur, nûrun alâ nûr tavrında gayretli ve dirâyetli bir aile!

Çetin ve Gül, gül gönüllü, bülbül dilli, cıvıl cıvıl; şenşakrak bir çift!

Derya gönüllü Deryâ, eli açık, ikrâmı saçık, çok hünerli bir Karadeniz şâhini! Kadrini kıymetini bilen de vaaaar, bilmeyen de… Ne edeliiiim, ne diyelim bilemeyrum, fesübhânallah!

Emel ve amel faslında, asistan-ı azizemin nazlı ve niyazlı kardeşi olan Emel’imizin, emeli de uzuuuun, ameli de bârekallah! Emeli, daha çok kazanmak ve daha çooook çok hayır hasenât ve amel-i sâlihât yapmak! Ameli, rızayıbârî doğrultusunda herkese ve her kesime, her alanda bol bol ikramda bulunmak!

Erkan ve Nurgül, isimleriyle müsemmâ, er ve nur gül insanlar, mâşallah! İki cihanda azîz olsunlar inşallah!

Gürcan ve Aynur, gayretde dirâyetde, merdlikte cömerdlikte ve dürüstlükte birbirleriyle yarışan bir “hayrul umûr” insanı! Tekrarı olmayan tecelliler harmanındaki fıtrî farklar hâriç, birbirlerini tamlayan ve tümleyen bir çift!

Gülşen, bu gülşende hezâr bînevâyım yâ Rasûlallah! nevâsında, çatlaktan ışık sızar! diyen Hoca! Çooook ince, bir nükte bu bence!

İrfan ve Fatma, mut ve umut bağlamında başarılı, hoşâhenk bir aile formatı!

Melek ve Miki, ikisi de kendi hâl ve meşreblerinde iki özel ve güzel melek!

Vedat ve Sabiha da öyle! Özel, güzel, uyumlu!

Zeki ve Bennur, dünyada duman, ahretde îman nüktesi içerisinde azıcık zorlanan kimseler ama, birbirlerini çok güzel idâre ediyorlar!

A’dan Z’ye hepsi de güzel canlar bunlar!

Sokağa adını veren Neyzenbaşı Halil Can Hocayı, 1960’lı yıllarda, Konya’da icrâ edilen Şebiarûs sohbetlerinden tanırım ben. Çok ârif çok zarif, çok kibar ilimle irfanla memlû, dolu dolu bir İslâmbol Efendisiydi. Çok halâvetli çok tatlı konuşurdu. Sohbetine ve muhabbetine doyum olmazdı. Neyinin nevâsı insanı kanatlandırır semâya salardı. Rûhâniyetine selâm olsun. Yâ Selâm!

 

Mustafa Özdamar

26 Aralık 2020

www.idefix.comdan SATIN AL

www.dr.com.trden SATIN AL

www.kitapyurdu.comdan SATIN AL

www.kirkkandil.com